Çocuğum Oyuncaklarını Kimseyle Paylaşmıyor!

Çocuğum Oyuncaklarını Kimseyle Paylaşmıyor! diyen anneler! Burada mısınız?

“Hayır bak o senin arkadaşın. Hadi oyuncağını ver.”

“Oyuncaklarını paylaşmazsan eve gitmek zorundayız.”

“Bir daha seni buraya getirmem.”

“Kardeşin daha küçük ağlatma. Ver oyuncağını.”

Çocuklar büyüdükçe özgürleşmek ister. Özgürleşen çocuk, potansiyelini keşfederek ait olduğu dünyada kendine bir alan bulmaya çalışır. Bu alanda karar
verebilmeyi, kendini fark edebilmeyi, sınırlarını ve neler yapabileceğini deneyimleyerek öğrenir. Öğrenme süreci boyunca da çevresinden saygı ve anlayış bekler.

Çocuklar nelere sahip olduklarını, neyi ne kadar yapabileceklerini fark etmek isterler. Bu farkındalık sürecinde hatalar ve yanlışlar olabilir. Tüm bunlar birey
olmanın sinyalleridir.

Her bireyin kendine ait alanı, özeli, eşyaları ve sınırları vardır. Paylaşmamayı Seçmek Çocuğun Kendi Kararıdır.

Paylaşmayı; sırf karşıdaki çocuk küçük veya büyük diye, ağlıyor, istiyor ya da mutlu olsun diye çocuğa öğretmeyi amaçlamak etkili bir yaklaşım değildir.

Çocuktan zorla eşyasını paylaşmasını isterken ona hangi mesajları veriyoruz?

  • Şu an önemli olan senin değil, onun ne hissettiği.
  • Paylaşmak, istemediğin hâlde bir şeyi vermek demektir.
  • Sen paylaşmadığında ben utanıyorum. Bu duruma girmek istemiyorum. Bir ebeveyn olarak beni utandırma ve oyuncağını ver.
  • Sana saygı duymakta zorlanıyorum.

Gibi pek çok mesaj vermiş oluyoruz.

Doğru Yaklaşımlar

Paylaşmak, istemediği bir durumu çocuğun özgürce söyleyebilmesini de kapsıyor. Paylaşmayan her çocuğun bencil olduğunu düşünmek de bizi yanlış davranmaya itebiliyor.

1- Evdeyken Çocuğum Oyuncaklarını Kimseyle Paylaşmıyor!

Çocuğum Oyuncaklarını Kimseyle Paylaşmıyor!

Paylaşmak sadece bir eşyayı vermek olarak sınırlandırılmamak. Hayatı, alanı, fikirleri, duyguları paylaşmak da buna dahil. Doğru modelleme ile ona paylaşmayı göstererek başlayın.

“Bir tanem. Ben elma yiyeceğim. Ancak sadece 1 tane kalmış. Seninle paylaşmak istiyorum, birlikte yiyelim mi?”

“Seninle bir konuyu paylaşmak istiyorum, fikirlerine ihtiyacım var.”

“Hmm. Galiba bana oturacak yer yok. Benimle koltuğunu paylaşır mısın?”

“İstersen battaniyemi seninle paylaşabilirim. Haydi yanıma gel, ellerimizi beraber ısıtalım.”

2-Dışarı Çıkmadan Önce…

Dışarıya çıkmadan önce çocuğunuz yanında oyuncağını veya eşyasını götürmek istiyorsa onu net bir şekilde bilgilendirebiliriz.

“Bu oyuncağın çok güzel. Tabii ki götürebilirsin. Gideceğimiz yerdeki diğer arkadaşların oyuncağına bakmak istediklerinde onlarla paylaşma konusunda ne düşünüyorsun?”

Şeklinde düşüncesini öğrenebilirsiniz.

İstemediğini söylerse:

“Peki, bu senin kararın. Paylaşacağın oyuncağı en iyi sen bilebilirsin. 0 hâlde hep birlikte oynayacağınız ortak bir oyuncak seçmeye ne dersin?”

Çocuğumuz için özel olan eşyaları bilmek zorundayız. Bu eşyaları bilirsek:

“İstersen evde durabilir, (veya) Yukarı çıkacağız, istersen özel eşyaların arabada kalabilir ve ortak olanları yanına alabilirsin.”

gibi yönlendirmeleri rahatlıkla yapabiliriz.

İki Kutu Tekniği

Bu teknik sayesinde çocuklarınızın özel ve genel kullanılabilir eşyalarını fark edebilirsiniz. Teknik şu şekilde: Elimizde iki adet kutu olması gerekiyor. Çocuğumuza şu şekilde süreci açıklıyoruz:

“Evet birtanem. Kardeşinle/Arkadaşlarınla bazı oyuncakları paylaşmak istemediğini görüyorum. Bu konuda haklısın. Şimdi bu kutunun birine senin çok sevdiğin, senin için özel olan ve kimseyle paylaşmak istemediğin oyuncaklarını koyalım, tamam mı? Eğer ben de bunları bilirsem seni daha kolay anlayabilirim.”

Daha küçük çocuklar için:

“Haydi bakalım çok sevdiğin oyuncaklar bu kutuya, daha az sevdiğin/beğendiğin oyuncaklar diğer kutuya!” diyebiliriz. –

Özellikle kardeşler arasında yaşanan krizlerde, daha öncesinde bu tekniği uygulayan bir ebeveyn “Evet, sanırım diğer kutudaki oyuncaklara ihtiyacımız var.” gibi bir yaklaşımla ortak oyuncakları ortaya çıkarabilir.

Şunu unutmayalım ki çocuklar ortak kullanılacak oyuncakları da benimseyebilir ve aynı düşünceyi sürekli devam ettiremeyebilirler

Ne paylaşmaya zorlamak ne de paylaşmayan çocuğu yargılamak, doğru bir yaklaşım değildir.

(yanlış) “Arkadaşın seni bekliyor görmüyor musun? Saygısızlık yapma, oyuncağını paylaş. Ayıp ama aaaa!

“Evet, paylaşmak zor bir şey öyle değil mi? Arkadaşının sana bu kadar ısrar etmesi seni kızdırdı. Şimdi yalnız kalacağımız bir yere gidip biraz sakinleyelim.”

Böyle bir durumun aksine çocuğunuz bekleyen taraf, karşıdaki çocuk ise paylaşmayı istemeyen taraf olabilir. Bu sizin için bir fırsat, zor bir duygu ve nasıl baş etmesi gerektiğini çocuğumla o anda deneyimleyebilirim.

(yanlış) “Ayyy! Annesi daha ona öğretmemiş görüyor musun? Boş ver sen kendi oyuncağına bak yavrum.”

“Bu oyuncak arkadaşın için çok özel olmalı. Oyuncağı çok merak ettiğini biliyorum. Sanırım şuanda vermek istemiyor. Üzgünsün. Birlikte başka bir oyuncağı inceleyebiliriz.”

Bu sırada çocuktan sakin olmasını beklememek gerekir. Alanınızı daraltın ve sürecin geçmesini bekleyin. Daha sakin bir oda, iyi gelebilir.

Kaynak: Kübra Ergun

Yorumlar (0)
Yorum yap